Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Paris Haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Paris Haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Eylül 05, 2012

Tarla, bag, bahce gezisi

Zeynep'ten duydum kocaman bir tarla varmis. (La ferme de Viltain) Herturlu sebzeyi meyveyi dalindan koparip satin alabiliyormussun. Hemen adresi aldim. Ozan'i ikna edip bir pazar gunu gittik. Iki saat dil dokup israr kiyamet goturdugum Ozan benden hevesli daldi tarla bahceye. Her hafta gidelim diyor!



Bu super fikri kim bulduysa kutluyorum. Bu kadar guzel bir sey olabilir mi?  Herkes elinde eldiveni, bicagi, makasiyla gelmis. Mandira da var; inek bile sagilabiliyor! Biz direk tarlaya gectik.
Resmen kendimizi kaybettik! Yerlerde kornison salataklik, dag cilekleri, kabak mi aramadik, uzun misir otlarinin arasinda mi kaybolmadik, agactan elma mi toplamadik, tirmikla topraktan havuc cikarmaya mi ugrasmadik... Frambuaz, bogurtlen, biber, patlican, sogan ne var ne yok talan ettik tarlayi. Cook keyif aldik, dolaplara sigdiramadik. Organikle dolduk. Gelince de bi guzel kizartma yaptik yedik!

Toplanan sebze meyveler el arabalarinda tasiniyor. Cicek bile toplanip satin alinabiliyor.

Tursu girisimi farz oldu galiba!

Son islem, kasada tartma ve odeme. Fiyatlar her  urunun tabelasinda yaziyor. Marketlerden biraz daha bile ucuz.

Burasi da marketi, yine sebze meyvenin disinda, et ve sut urunleri de satiliyor. Ev yapimi marmelatlar receller, soslar, meyve sulari hersey mevcut. Markette calisan kizin onerisiyle cok taze bir brie aldik, resmen eriyor aninda:)

Salı, Şubat 28, 2012

Pazar Gunu Aktivitesi: Doga Yuruyusu

Ilk kez Antalya Kemer'de yapmistik, derelerden tepelerden gecmistik ama bu kadar uzun degildi. Bu defaki 12 km. Maceraperest ogretmenimiz  Christine davet etti. Hemen kabul ettik. Arkadaslariyla sık yaptiklari doga yuruyuslerinin bu seferki  surpriz konuklari  bizdik.

Guneydeki bir banliyoda, Paris'e 50 dk uzaklikta bulunan  Lardy'ye 12:00'de vardik. Hava gunesli ve 11 dereceydi.

Sirt cantalarimizda molada yemek uzere yiyeceklerimiz, sularimiz; rehberimiz Christine, elinde bir harita, 12km uzunlugundaki 3 saat surecek yuruyuse nese icinde basladik. Soylerken kolay geliyor ama o issiz dag tepe bayirda kaybolmamak buyuk basari. Yardimci  isaretler yonlendirmeler olsa da benim icin isaret anlamini cozmek ve yolu bulmak imkansiz. O uzuun yol boyunca sadece  bir iki defa kucuk yol karisikliklari yasadik.
Sanirim ilk 3 kmden sonra tek dusundugum mola ve yemekti.

Yol bulmaya yarayan isaret levhalari

Ekipteki hemen hemen herkes Turkiye'de bir sure bulunmus ve begenmis, bir tanesi Christine gibi fransizca ogretmeni ve 2 yil Ankara'da ogretmenlik yaptigindan (hayran kalmis) digerleri de   onu ziyarete gitmis. Beraber  doguyu batiyi pek cok yeri   gezmisler. Orada da boyle yuruyusler yaptiklarini, kaybolduklarini, isaret levhanin olmadigini, cobanlardan yardim istediklerini  gulerek anlatti. Icimden buyuk tehlike atlatmissin sakin bidaha boyle seyler deneme diye gecirdim. Ama herkes cok kibar, cok yardimci, sevecendi diye anlatinca sevindim tabiki. Hatirladigi turkce kelimeler "Otur, Cay Ic". :)

Biten yemek molasinin ardindan yola devam.
Donus yolunda 17. yy Fransiz satosu olan Chamarande Satosunu ziyaret ettik.

Bu sevimli kecileri gorduk.

Sınırlı kelime bilgimiz ve gramer kural ihlalleriyle dolu fransizcamizla cok eglenceli bir gun gecirdik. Ekip cok eglenceli, neseli, aktifti. Saat 16:30 treniyle geri donerken yorgunluktan bayilacak haldeydik.(Ozan ve ben) Hepsi orta yas ustu bu grup 4 bucuk saatlik yorucu yuruyusun ardindan  trende sen sakrak eglenip gulerken goz kapaklari yercekimine direnen bir Ozan bir bendik.  Kapanan gozlerimi ''dayanamadi perisan oldu' derler diye zorla acik tuttum,  agiz tadiyla uyuyamadim. Ertesi gun dayak yemis gibi her yanimin agridigini, resmen yatak dosek oldugumu, cigerlerimi usuttugum icin surekli oksurdugumu soylememe gerek yok cunku yine olsa yine giderim.